<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
<channel>
<title>Social Review of Technology and Change</title>
<link>http://belgelik.isikun.edu.tr/xmlui/handleiubelgelik/5265</link>
<description>Social Review of Technology and Change Dergisine ait koleksiyonları listeler.</description>
<pubDate>Wed, 08 Apr 2026 18:54:45 GMT</pubDate>
<dc:date>2026-04-08T18:54:45Z</dc:date>
<item>
<title>Branko Milanović.Capitalism, alone: the future of the system that rules the world (Belknap Press of Harvard University Press, 2019, 287 pp.)</title>
<link>http://belgelik.isikun.edu.tr/xmlui/handleiubelgelik/7092</link>
<description>Branko Milanović.Capitalism, alone: the future of the system that rules the world (Belknap Press of Harvard University Press, 2019, 287 pp.)
Gülser, Evren
Branko Milanović’s Capitalism, Alone: The Future of the System That Rules the World (2019) examines why, and how capitalism has become the world’s only dominant economic system and explores the tensions that now shape its future. Milanović contrasts Liberal Meritocratic Capitalism in the West with Political Capitalism, exemplified by China, and carefully dissects the internal contradictions of each. This review outlines some of the author’s main arguments, highlights the book’s contributions, and considers its limitations.; Branko Milanović’in Capitalism, Alone: The Future of the System That Rules the World adlı eseri, kapitalizmin neden ve nasıl dünyanın tek baskın ekonomik sistemi haline geldiğini irdeleyerek, geleceğini şekillendiren gerilimleri ele alıyor. Milanović, Batı’daki Liberal Meritokratik Kapitalizm ile Çin örneğinde ortaya çıkan Politik Kapitalizm’i karşılaştırarak her iki sistemin içsel çelişkilerini titizlikle inceliyor. Bu çalışma, yazarın temel argümanlarını özetliyor, katkılarını vurguluyor ve kitabın sınırlılıklarını tartışıyor.
Special thanks to Hasan Tekgüç, who guided me through the book from beginning to end, first by encouraging me to read it and later by providing comments on the final draft.
</description>
<pubDate>Thu, 30 Oct 2025 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://belgelik.isikun.edu.tr/xmlui/handleiubelgelik/7092</guid>
<dc:date>2025-10-30T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Artificial intelligence applications in addressing the ecological crisis: a critical review</title>
<link>http://belgelik.isikun.edu.tr/xmlui/handleiubelgelik/7091</link>
<description>Artificial intelligence applications in addressing the ecological crisis: a critical review
Güneş, Bedri Sina
This study critically examines the potential of 21st-century technological transformation, particularly artificial intelligence (AI), in addressing ecological crises. Drawing on historical and societal transformations—from hunter-gatherer societies to feudal and capitalist systems—it highlights how human-nature relationships have been reshaped and how ecological crises are closely intertwined with production relations. The paper explores AI applications in key ecological domains, including water quality, air quality, biodiversity and habitat conservation, and carbon capture and storage, demonstrating that these technologies can play an effective role in monitoring and mitigating environmental problems. However, case studies indicate that the potential benefits of AI are constrained by data infrastructure gaps, high costs, algorithmic uncertainties, social inequalities, and insufficient governance mechanisms. The study argues that the effectiveness of AI in ecological crisis management depends not only on technical advancements but also on social adaptation, inclusive governance, and equitable access to resources. When deployed with societal oversight and aligned with collective well-being, AI technologies can serve as powerful tools for sustainable ecological management, whereas unregulated or inequitable use risks deepening existing crises.; Bu çalışma, özellikle yapay zekâ (YZ) bağlamında 21. yüzyılda yaşanan teknolojik dönüşümün ekolojik krizlerin çözümündeki potansiyelini eleştirel bir bakış açısıyla incelemektedir. Avcı-toplayıcı toplumlardan feodal ve kapitalist sistemlere kadar uzanan tarihsel ve toplumsal dönüşümler üzerinden, insan-doğa ilişkilerinin nasıl yeniden şekillendiğini ve ekolojik krizlerin üretim ilişkileriyle ne kadar sıkı bir bağ içinde olduğunu ortaya koymaktadır. Makale, su kalitesi, hava kalitesi, biyolojik çeşitlilik ve habitat koruma ile karbon yakalama ve depolama gibi temel ekolojik alanlarda YZ uygulamalarını ele alarak, bu teknolojilerin çevresel sorunları izleme ve hafifletmede etkili bir rol oynayabileceğini göstermektedir. Ancak vaka çalışmaları, YZ’nin potansiyel faydalarının veri altyapısı eksiklikleri, yüksek maliyetler, algoritmik belirsizlikler, toplumsal eşitsizlikler ve yetersiz yönetişim mekanizmaları nedeniyle sınırlı kaldığını ortaya koymaktadır. Çalışma, YZ’nin ekolojik kriz yönetiminde etkinliğinin yalnızca teknik gelişmelere değil, aynı zamanda toplumsal adaptasyona, kapsayıcı yönetişime ve kaynaklara adil erişime bağlı olduğunu vurgulamaktadır. YZ teknolojileri, toplumsal gözetimle ve ortak iyiye odaklanarak kullanıldığında sürdürülebilir ekolojik yönetim için güçlü araçlar haline gelebilir; aksi takdirde düzensiz veya adaletsiz kullanım mevcut krizleri derinleştirme riski taşımaktadır.
</description>
<pubDate>Thu, 30 Oct 2025 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://belgelik.isikun.edu.tr/xmlui/handleiubelgelik/7091</guid>
<dc:date>2025-10-30T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Finansal piyasaların FinTek tabanlı dönüşümü ve finansal kapsayıcılığı artırmadaki rolü</title>
<link>http://belgelik.isikun.edu.tr/xmlui/handleiubelgelik/7090</link>
<description>Finansal piyasaların FinTek tabanlı dönüşümü ve finansal kapsayıcılığı artırmadaki rolü
Leblebeci Teker, Dilek
Son yıllarda hızla gelişen finansal teknolojiler, yatırım yönetiminden kredi skorlamaya, sigortacılık sektöründen müşteri hizmetlerinin dijitalleşmesine kadar geniş yelpazede dönüşüme uğramıştır. Özellikle yapay zeka uygulamaları, finansal kapsayıcılık tarafında önemli katkılar sağlamaktadır. Örneğin, düşük gelir düzeyine sahip bireyler, kadınlar ya da küçük işletmelerin de daha düşük maliyetlerle finansal sisteme erişimlerine olanak sağlamaktadır. Finansal teknolojiler bu açıdan değerlendirildiğinde, faydalarının sadece verimlilik ile sınırlı olmayıp ekonomik fırsat eşitliği, sosyal sürdürülebilirlik ve finansal kapsayıcılık açısından da dönüştürücü bir güç olduğu bilinmelidir. Şüphesiz her inovasyon kendi içerisinde riskler de barındırmaktadır. Veri güvenliği, algoritmik önyargı, şeffaflık ve insan gözetimi konuları, finansal sistemde dijitalleşmeye olan güvenin tesisi açısından da önem arz etmektedir. Bu koşullar yeni etik düzenlemelere olan ihtiyacı da arttırmaktadır. Bu çalışma, finansal sektördeki çeşitli teknolojik gelişmeler ve yapay zeka uygulamalarının finansal kapsayıcılığa etkisini tartışırken, konuya aynı zamanda etik, güvenilir ve sorumlu yapay zeka kavramları ile de yaklaşmayı amaçlamaktadır.; In recent years, rapidly evolving financial technologies have undergone transformations across a wide range, from investment management to credit scoring, from the insurance sector to the digitization of customer services. Particularly, artificial intelligence applications make significant contributions to financial inclusion. For example, they enable individuals with low income levels, women, or small businesses to access the financial system at lower costs. When evaluated from this perspective, financial technologies are not only limited to improving efficiency but also serve as a transformative force in terms of economic opportunity equality, social sustainability, and financial inclusion. Undoubtedly, each innovation carries its own risks. Issues such as data security, algorithmic bias, transparency, and human oversight are also important for establishing trust in the digitization of the financial system. These conditions increase the need for new ethical and regulatory frameworks. This study aims to discuss the various technological developments and artificial intelligence applications in the financial sector, focusing on their impact on financial inclusion and the concepts of ethical, trustworthy, and responsible artificial intelligence.
</description>
<pubDate>Thu, 30 Oct 2025 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://belgelik.isikun.edu.tr/xmlui/handleiubelgelik/7090</guid>
<dc:date>2025-10-30T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Sosyal medya, bilişsel yorgunluk ve siyasi apati: dijital dönüşümün gençler üzerindeki yansımaları</title>
<link>http://belgelik.isikun.edu.tr/xmlui/handleiubelgelik/7089</link>
<description>Sosyal medya, bilişsel yorgunluk ve siyasi apati: dijital dönüşümün gençler üzerindeki yansımaları
Albasar, İlgi Doğa; Demiralp, Seda; Parlak, Fatmanur
Dijital dönüşüm, bireylerin bilgiye erişim biçimlerini, medya alışkanlıklarını ve siyasal tutumlarını köklü biçimde dönüştürmektedir. Sosyal medyanın yaygınlaşması bilgi akışını hızlandırırken bireyleri sürekli uyarıma maruz bırakarak bilişsel yorgunluk ve zihinsel tükenmişliği artırmaktadır. Bu çalışma, dijital dönüşümün ve sosyal medya kaynaklı bilişsel yüklenmenin gençlerin siyasal ilgisi, güven algısı ve apati eğilimleri üzerindeki etkilerini incelemektedir. Karma yöntemli araştırma, Işık Üniversitesi öğrencileriyle yapılan dört odak grup görüşmesi ve 320 katılımcılı anket verisine dayanmaktadır. Nitel analiz, sosyal medya kullanımının apatetik eğilimleri tetiklediğini, bilgi doğrulama süreçlerini zayıflattığını ve güven eksikliğini derinleştirdiğini göstermektedir. Nicel analiz, bilgi yükünün sosyal medya yorgunluğunu artırarak sıkılganlık aracılığıyla politik algıları biçimlendirdiğini göstermektedir. Sıkılganlık, komplocu eğilimleri güçlendirirken popülist yönelimleri de kısmen etkilemektedir. Bulgular, algoritmik yönlendirme ve dezenformasyon etkileri karşısında dijital medya okuryazarlığının, bilişsel yükü azaltıp demokratik kapasiteyi güçlendirmede kritik olduğunu göstermektedir.; Digital transformation is reshaping how individuals access information, consume media, and form political attitudes. While social media accelerates information flows, it also exposes users to constant stimulation, intensifying cognitive fatigue and mental exhaustion. This study examines how digital transformation and social media–induced cognitive overload affect young people’s political interest, trust, and apathy. Adopting a mixed-methods design, the research draws on four focus group interviews and a survey of 320 Işık University students. Qualitative findings show that intensive social media use fosters apathy, weakens verification, and deepens distrust. Quantitative analyses confirm these patterns: information overload heightens social media fatigue, which amplifies boredom and shapes political perceptions. Boredom strongly predicts conspiratorial thinking and modestly increases popülist leanings. Overall, the results underscore the importance of digital media literacy in reducing cognitive strain, countering misinformation, and strengthening democratic resilience.
</description>
<pubDate>Thu, 30 Oct 2025 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://belgelik.isikun.edu.tr/xmlui/handleiubelgelik/7089</guid>
<dc:date>2025-10-30T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</channel>
</rss>
