Foreign policy as performance: contesting Europe in Turkey’s 2017 referendum
Künye
Zorlu, B. (2026). Foreign policy as performance: contesting Europe in Turkey’s 2017 referendum. Social Review of Technology and Change, 4(1), 1-21. https://izlik.org/JA84ZU89BAÖzet
In what ways does foreign policy contestation contribute to regime consolidation under populist rule? Using Turkey's 2017 constitutional referendum as a case study, this article examines how the Justice and Development Party (AKP) mobilised contestatory framing directed at European states during the campaign for constitutional reform. The empirical analysis draws on elite framing across three communicative arenas between January and April 2017: public speeches by President Erdoğan and senior AKP officials; opinion columns authored by government figures and aligned intellectuals; and coverage in pro-government media. The article identifies three recurring frames through which European actors were constructed as antagonists: a hypocrisy frame exposing alleged double standards in European democratic norms; a threat frame portraying European interference as a security risk to Turkish sovereignty; and a resentment frame recasting external criticism as evidence of Turkey's rising international standing. These frames internalised external conflict by associating domestic opposition actors with hostile foreign governments and terrorist organisations, while mobilising domestic and diaspora constituencies by presenting constitutional reform as an assertion of national sovereignty against European infringement. The article contributes to debates on populist foreign policy by demonstrating how contestation directed at Europe became embedded in AKP’s domestic political strategy. More broadly, it shows that foreign policy contestation constitutes a distinctive and underexplored dimension of populist rule through which leaders perform sovereign defiance, delegitimise domestic opposition, and advance authoritarian consolidation. Bu çalışma, çekişmeci dış politika pratiklerinin rejim konsolidasyonuna nasıl katkıda bulunduğunu Türkiye'nin 2017 anayasa referandumu üzerinden ele almaktadır. İç siyasi rekabetin keskinleştiği bu dönemde iktidar bloğu, Avrupa ile ilişkileri sistematik biçimde siyasallaştıran bir çerçeveleme stratejisine başvurmuştur. Miting konuşmaları, resmî açıklamalar ve hükümete yakın medya organlarındaki söylemlerin analizi, bu stratejinin çifte standart, medeniyetsel karşıtlık ve tarihsel mağduriyet çerçeveleri üzerinden işlediğini göstermektedir. Avrupa'nın diaspora kampanyalarına getirdiği kısıtlamalar, bu çerçeveler aracılığıyla egemenliğe yönelik kasıtlı bir saldırı olarak yeniden kodlanmış; Avrupa ise Türkiye'nin siyasi dönüşümünü engellemeye çalışan düşmanca bir aktör olarak kurgulanmıştır. Bu söylem, anayasa değişikliğine karşı çıkmayı yabancı müdahaleyle özdeşleştirmiş ve muhalefetin güvenlikleştirme sürecinin nesnesine dönüşmesinin zeminini hazırlamıştır. Sonuç olarak makale, dış aktörlere yönelen bu karşıtlığın yalnızca söylemsel bir araç olmadığını; siyasi anlam üreten, toplumsal sınırları yeniden çizen ve muhalefeti marjinalleştiren performatif bir mekanizma olarak işlev gördüğünü ileri sürmektedir.
Cilt
4Sayı
1Koleksiyonlar
Aşağıdaki lisans dosyası bu öğe ile ilişkilidir:




