The role of inner speech in modulating electrophysiological stress responses
Künye
Kaleem, Z. S. & Küçük, Z. (2026). The role of inner speech in modulating electrophysiological stress responses. Social Review of Technology and Change, 4(1), 44-63. https://izlik.org/JA97ZX78ZFÖzet
The frequency and reliance on inner speech (IS) vary across individuals and may influence selfregulation processes such as emotion regulation and impulse control. This study examined whether IS frequency is associated with differences in emotion regulation, impulsive behavior, and physiological stress responses. The sample consisted of 35 university students aged 18–39. IS frequency was treated as a continuous predictor. Associations between IS frequency, self-report measures of emotion regulation and impulsivity, task performance (Stroop task), and physiological responses (heart rate (HR) and skin conductance level (SCL)) were analyzed using correlation, linear regression, and repeated-measures ANOVA. Results showed no significant associations between IS frequency and emotion regulation, impulsivity, Stroop task accuracy, or reaction times. A significant main effect of task condition on SCL was observed, with mental arithmetic eliciting higher electrodermal activity than baseline and Stroop conditions, confirming successful stress induction. However, regression analyses revealed no relationship between IS frequency and physiological responses across tasks. The only significant finding emerged at baseline: higher IS frequency predicted lower resting HR (β = −.48, p = .004, R² = .23). Overall, IS frequency did not substantially influence cognitive or physiological outcomes. Future research should use larger samples, counterbalanced designs, and alternative measures to better capture dynamic stress-related processes. İçsel konuşma (İK) sıklığı ve buna duyulan ihtiyaç kişiler arası farklılıklar göstermekle birlikte, duygu düzenleme ve dürtü kontrol süreçleriyle ilişkili görülmektedir. Bu çalışma, İK sıklığının bireylerin duygu düzenlemesi, dürtüsel davranış ve fizyolojik stres tepkileri ile ilişkisini incelemiştir. Örneklem, 18–39 yaş aralığında 35 üniversite öğrencisinden oluşmaktadır. İK sıklığı tüm analizlerde sürekli bir yordayıcı olarak ele alınmıştır. İK sıklığı, duygu düzenlemesi ve dürtüsellik ile ilgili öz bildirim ölçümleri, görev performansı (Stroop görevi) ve fizyolojik tepkiler (kalp atış hızı ve deri iletkenlik seviyesi) arasındaki ilişkiler korelasyon, doğrusal regresyon ve tekrarlı ölçümler ANOVA ile değerlendirilmiştir. Bulgular, İK sıklığı ile duygu düzenleme, dürtüsellik, Stroop doğruluğu ve tepki süreleri arasında anlamlı bir ilişki olmadığını göstermiştir. Görev koşulu SCL düzeyinde belirgin bir artış yaratmıştır; zihinsel aritmetik görevi, temel ve Stroop ölçümüne kıyasla daha yüksek elektrodermal aktiviteye neden olmuştur ve stres tepkisini başarılı şekilde doğrulamıştır. Bununla birlikte, regresyon analizleri, görev sırasında İK sıklığının görev sırasındaki SCL veya HR üzerinde etkisi olmadığını göstermiştir. Yalnızca temel ölçümde daha yüksek İK sıklığının daha düşük kalp atım hızı ile ilişkili olduğu bulunmuştur (β = −.48, p = .004, R² = .23). Genel olarak, İK sıklığı bilişsel ve fizyolojik sonuçları önemli ölçüde etkilememiştir. Gelecek araştırmalarda dinamik stres süreçlerini daha iyi yakalayabilmek için daha büyük örneklemler kullanılmalı, koşulların sunum sırası karşı dengeleme yöntemiyle düzenlenmeli ve alternatif ölçüm yöntemlerine yer verilmelidir.
Cilt
4Sayı
1Koleksiyonlar
Aşağıdaki lisans dosyası bu öğe ile ilişkilidir:




